Bir İtaat Eylemi Olarak İslâm’da Hicret ve Muhacirler

Mehmet DEMİR, Öğretmen, Gaziantep Ömer Özmimar Erkek Anadolu İHL

Bir İtaat Eylemi Olarak İslâm’da Hicret ve Muhacirler

Mehmet DEMİR, Öğretmen, Gaziantep Ömer Özmimar Erkek Anadolu İHL

Sayfa: 159-184

Bu makalede, İslâm’da hicret kavramı, hicret hükümleri ve Muhacirler ele alınmıştır. Hicretin sözlük ve terim anlamı ve önemi hakkında bilgi verilmiştir. Tarihte Mekkeli Müslümanların türlü zorluklarla karşılaştıklarında vatanlarını terk edip yeni yurtlara göç edişini ifade eden hicret, Kur’ân’da övgüyle zikredilmiş, Muhacirler de Allah’ın müjdelerine mazhar olmuşlardır. Bu nedenle İslâm geleneğinde ilk Müslümanların Mekke’yi terk edişleri sıradan bir göç değil, mübarek bir “hicret”, göç edenler de göçmenler değil, gerçek “Muhacirler”dir. Binaenaleyh yerinden, yurdundan her göç eden kimsenin bu kapsama girip girmeyeceği tartışma konusu olmuştur. Zorunlu sebeplerle son birkaç yıldır ülkemize gelen Suriyelilerin durumu buna dair bir örnek teşkil etmektedir. Çalışmamızda Kur’ân, Sünnet ve İslâm fıkhına göre hicretin gayesi, sebepleri ve çeşitleri üzerinde durulmuş ve İslâm tarihinde -özellikle Asr-ı saadetteki- hicretler müfessirlerin değerlendirmeleri bağlamında ele alınmıştır. Bu çerçevede İslâmî açıdan hicretin salt bir göç olarak tavsif edilemeyeceği; din, can ve mal maslahatı gereği yapılan göçlerin gerçek “hicret” kapsamına dâhil edilmesi gerektiği temellendirilmeye çalışılmıştır.